ÜK, kalın barsakların iç yüzeyini döşeyen bölümün iltihaplanması ile seyreden bir hastalıktır. Olguların % 95’inde kalın barsağın son kısmı olan rektum bölümünün tutulumu vardır. Hastalık, sıklıkla makattan yukarı doğru kalın barsak boyunca yayılır.
Şikayetler:
• Sık olarak kanlı ishal atakları, beraberinde mukus olabilir.
• Sürekli dışkı yapma isteği(tenezm)
• Ateş
• Nabız yüksekliği(taşikardi)
• Kilo kaybı
• Kramp şeklinde karın ağrısı
• Barsak dışı belirtiler: Eklem iltihapları, ağızda aftlar, göz bozuklukları, safra yolu darlığı, böbrek taşları, toplar damar tıkanıklıkları olarak sayılabilir.
Risk faktörleri:
Genetik, çevresel ve konakçı immun cevabı gibi faktörlerin önemli rol oynadığı bir hastalıktır. Genetik eğilim 12. ve 16. kromozom ile ilişkilidir. Aile bireylerinde 6 kişiden birinde görülür. Çevresel etkenler arasında en yaygın inceleneni nonsteroid anti inflamatuar ilaçlardır. Bu ilaçlar hastalığın alevlenmesine neden olur. Oral kontraseptif, sigara gibi çevresel etkenler ve mikobakterium, listeria gibi infeksiyöz etkenlerle ilişkilendirilmiştir. Hastalarda, immun hücre topluluğunda ve inflamatuar mediatörlerde önemli artış saptanmıştır. Bu da barsak geçirgenliğini artırarak, antijen emilimini yoğunlaştırır ve sonuçta bu durum immun sistemi aktifleştirmektedir.
Tanı:
Tanıda, klinik bulgular, fizik bulgular, endoskopik, radyolojik ve histolojik değerlendirme önemlidir.
Hastalığın kesin tanısı, endoskopik muayene sırasında lezyonlardan alınan biyopsilerin patolojik incelemesi ile konur.
Kansızlık, trombosit artışı, sedimantasyon yüksekliği, albümin düşüklüğü, potasyum düşüklüğü, magnezyum düşüklüğü, alkali fosfataz yüksekliği görülebilir.
Serolojik tanı:
Kesin tanı için invaziv girişim gerekmesi, özellikle hızlı tanı ve takipte serolojik marker arştırılmasını gündeme getirmektedir. Çeşitli markerlar gündeme gelse de 2 serolojik markerin tanısal değeri oldukça önemlidir. Bunlar ASCA(Saccharomyces Cerevisiae Antikoru) ve p-ANCA(perinükleer anti-nötrofil sitoplazmik antikor) dır.
p-ANCA, myeloperoksidaz aktivitesi gösterir. ÜK hastalarının %60-80’inde p-ANCA pozitifliği görülmektedir. Bu oran Crohn Hastalarında %5-10’dur. Atipik p-ANCA ÜK için %90 spesifiktir.
Crohn hastalarında ASCA IgG %50-80, ASCA IgA %35-50 oranında pozitiftir. Bu oran ÜK’de %2-4, sağlıklı kontrollerde ise %1-7’dir. ASCA, CH için %88-92 spesifiktir.
İnflamatuar barsak hastalığı tanısında spesifikliği artırmak için p-ANCA ve ASCA birlikte değerlendirilmelidir.
Tedavi:
ÜK tedavisi medikal ve cerrahi olarak düzenlenebilmektedir. Burada hastalığın şiddeti, barsak tutulumunun yaygınlığı, komplikasyonların varlığı belirleyici olmaktadır.
Kullanılan ilaçlar; İnfliximab, Azatiopirin, Siklosporin, 6-merkaptopurin, Siprofloksasin, Metranidazol, Prednizolon, Sulfasalazin, Balsalazid vb. dir.
İlaç tedavisine yanıt alınamayan alevlenmelerde, uzun süreli ve artan sıklıkta atak geçiren hastalarda, kanserleşme riski olan lezyonların varlığında, toksik megakolon, barsak delinmesi veya tıkanması durumlarında cerrahi gerekmektedir.